Dışarıda, laboratuvarın soğuk duvarlarının ötesinde, dünya artık tanıdık bir yer değildi. Gökyüzü, gün ortasında bir bilgisayar ekranının bozulması gibi parazitlenmeye başlamıştı. Kuşlar havada asılı kalıyor, yağmur damlaları yere düşmek yerine yukarı doğru süzülüyordu. Şehir halkı, kitlesel bir histeri içinde, birbirlerine "aynı rüyayı görüp görmediklerini" soruyordu.
İlahi anlatıcı için bu, bir sona eriş değil, sadece bir format atma işlemiydi.
[Doçent’in Artık Bir Sayıklamaya Dönüşen, Kanla Karışık Notları - Kayıp Zaman]
"Dışarıdaki çığlıkları duyabiliyorum. Herkes rüyalarımı çalıyor. Yoksa ben mi onlarınkini? Kız... o şey... artık karşımda oturmuyor. O artık benim. Ben o'yum. Bilincim, sanki bir okyanusun dibindeki kum tanesi kadar ufaldı. Laboratuvarın pencerelerinden dışarı baktığımda binaların silindiğini görüyorum. Sanki biri evrenin kenarlarından tutup sayfayı koparıyor. Bilimsel bir açıklama mı istiyorsunuz? İşte size açıklama: Tanrı bir matematikçi değilmiş, o sadece çok yorgun bir rüya kurucusuymuş ve artık uyanmak istiyor."
Odanın ortasında, tekerlekli sandalyenin olduğu yerde devasa bir "boşluk" (void) oluştu. Bu boşluk, çevresindeki her şeyi; kitapları, mikroskopları ve Doçent'in anılarını yutuyordu. Kızın sesi, şimdi binlerce insanın aynı anda fısıldadığı bir koro gibi geliyordu:
"Hocam, hatırlıyor musun? Bana rüyaların sadece nörolojik bir atık olduğunu söylemiştin. Şimdi bak; o atıklar senin dünyanı inşa eden tek şey. Senin o çok güvendiğin 'madde', aslında benim uyurken çıkardığım bir sesten ibaretti. Ve ben şimdi gözlerimi açıyorum."
Doçent, tekerlekli sandalyesinden—yoksa o mu sandalye olmuştu?—doğrulmaya çalıştı. Ancak bacakları yerine, zihninden dökülen sayılar ve denklemler vardı. Elini boşluğa uzattığında, parmaklarının arasından kum gibi "zaman" dökülmeye başladı. Gerçeklik, son kalesini de kaybediyordu.
Son Ses Kaydı (Parazitlerin Arasında Zorlukla Seçilen Bir Fısıltı):
"Eğer... eğer bu kaydı bulursanız... sakın uyanmayın. Uyanmak, yok olmaktır. Biz sadece birinin zihnindeki parıltılardık. Kız kapıdan geçtiğinde sadece kendisini değil, bizi de beraberinde götürdü. Şimdi... şimdi o büyük aynanın önündeyiz. 7. gün... hayır, 7. mühür... Hayır, 7. bölüm geliyor. Ve o başladığında, bu kayıt, bu oda ve siz... hepiniz hiç var olmamış olacaksınız. Sadece rüyalar kalacak."
ns216.73.216.10da2

