8Please respect copyright.PENANAFVt0RKedXvDefter kapandı. Çekmecenin en derin yerine, çocukluk fotoğraflarının ve hiç söylenmemiş sözlerin yanında saklandı. Ayağa'ya pencereye yöneldi. Karşı evde, Kang-ho'nun odasının ışığı yanıyordu. Kardeşinin muhtemelen neşeyle bir şarkının mırıldandığını ya da Eun-ji ile mesajlaştığını biliyordu. Kang-ho bir güneşti; içindekileri aydınlatırdı. Kendini ise güneşi korumak için geceyi sürdürmek zorundaydı.
Ertesi sabah bahçesinde okul, Kang-jin yine o deri ceketi ve dalgalı sacıyla bakışlarıyla ağacın altında dikiliyordu. Eun-ji, Kang-ho'nun kolunda neşeyle bir şeyler anlatarak yanından geçti. Kız, bir anlığına adımlarını yavaşlattı; gözlerini ağacının altında o sert Kang-jin kaydı
Kang-jin başını bile çevirmedi. Ama kız uzaklaştığında, rüzgar Eun-ji'nin saçlarından o bilinen kokuyu Kang-jin'e dile getirdi. Kang-jin eli cebine attı, parmakları Eun-ji'nin o gün düşürdüğü tokasına çarptı.
Yüzünde hafif, acı bir gülümseme belirdi. Artık ikisi de biliyordu: Bazı aşklar yaşanmak için, bazıları ise sonuna dek saklı kalbin mutluluğunu beslemek içindi.8Please respect copyright.PENANAOTnZRhxDuL


