Sahneye çıkmamıza birkaç dakika kalmıştı. Arkamızdaki dar koridorda herkes son hazırlıklarıyla uğraşıyor, birileri mikrofonunu kontrol ediyor, diğerleri beline bağlanan küçük cihazın kablosunu kıyafetinin altına yerleştiriyordu. Sahne kulaklığım kulağımdaydı ama henüz içinden hiçbir ses gelmiyordu; dışarıdaki konuşmalar ve sahneden yükselen müzik bu yüzden kulağıma boğuk bir uğultu olarak ulaşıyordu. Birisi yanıma gelip bir şeyler söylediğinde ona gülümsedim ve başımı salladım. Tek bir kelimeyi bile duymamıştım.
Kalbim göğsümün içinde gereğinden fazla hızlı atıyordu. Ellerimi birbirine geçirip sıktım, sonra gevşettim. Avuçlarım terlemişti. Beline bağlanan cihazı bir kez daha kontrol ettim. Yerindeydi. Mikrofonum da, kulaklığım da. Her şey hazırdı ama ben değildim.
Aylar boyunca çalıştığım hareketleri düşündüm. Nerede duracağımı, hangi anda döneceğimi, müziğin hangi bölümünde ne yapacağımı biliyordum. Hepsini o kadar çok tekrar etmiştim ki artık düşünmeden yapabileceğime inanıyordum. Yine de şimdi, sahnenin birkaç adım ötesinde dururken bütün bildiklerim bir anda uçmuş gibi hissediyordum.
Ya unutursam?
Düşünce aklıma girer girmez gözlerimi kapattım. Ya müzik başladığında bir anlığına ne yapacağımı hatırlayamazsam? Ya yanlış adım atarsam? Derin bir nefes aldım. Bunu yapabileceğimi kendime tekrar ettim. Başka seçeneğim de yoktu zaten.
O sırada bordoya çalan kızıl saçları başının üstünde özenle toplanmış olan Maya yanımıza geldi. Hepimiz ona döndük. Bir şey söyledi; kelimeler kulaklığımın engellediği seslerin arasında kayboldu. Yüzündeki ifadeden ne demek istediğini anlamaya çalışırken diğerlerinin hareketlendiğini gördüm. Sıramız gelmişti.
Bir adım öne çıktım.
"Hazır! Geri sayım; beş ,dört..."
Sahnenin kenarından sızan ışık yüzüme vurduğunda elim istemsizce kapandı. Avucumda sımsıkı tuttuğum küçük tılsıma son bir kez dokundum. Birazdan müzik başlayacaktı. Aylarca beklediğim o birkaç dakika sonunda gelmişti.
Derin bir nefes aldım ve...
ns216.73.216.48da2


