Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Şehrin geri kalanı sessizliğe gömülmüşken, eski binanın bodrum katından hâlâ ışık sızıyordu.
Bodrumun ortasında, üzeri kablolarla çevrilmiş metal bir masa vardı. Masanın üzerinde küçük, parlak bir küre duruyordu. Küre, kendi kendine atan bir kalp gibi düzenli aralıklarla ışık saçıyordu.
Arthur elindeki notlara baktı.
"Sam..."
Karşısındaki genç adam başını kaldırdı.
"Ne?"
Arthur küreyi gösterdi.
"Bu normal değil."
Sam masaya yaklaştı.
"Normal olmadığını biliyorum. Ama tam olarak neyin normal olmadığını söyle."
Arthur birkaç saniye sessiz kaldı.
"Deneyin başında enerji miktarı sabitti. Sonra... kendi kendine artmaya başladı."
Sam'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Artmaya mı başladı?"
Arthur başını salladı.
"Biz hiçbir şey yapmadık."
İkisi de küreye baktı.
Bir anda odadaki bütün ışıklar söndü. Karanlığın içinde yalnızca küre parlıyordu. Sonra...
ÇAT!
Kürenin yüzeyinde ince bir çatlak oluştu. Sam geri çekildi.
"Arthur..."
"Dokunma."
Fakat artık çok geçti.
Çatlaktan dışarı doğru beyaz bir ışık yayıldı. Odanın içindeki hava ağırlaştı. Kablolar titremeye başladı. Masanın üzerindeki aletler birer birer çalışmaya başladı. Arthur gözlerini kısmak zorunda kaldı.
"Sam, kapat şunu!"
"Deniyorum!"
Sam cihazların üzerine eğildi.
Hiçbiri kapanmıyordu. Birden küre patladı ve oda karanlığa gömüldü. Patlamanın ardından her şey sessizliğe bürünmüştü.
Arthur yerde dizlerinin üzerinde duruyordu. Birkaç metre uzağında Sam hareketsizce yatıyordu. Deney için kullandıkları cihazların çoğu devrilmiş, kablolar zemine dağılmıştı.
Arthur başını kaldırdı.
Az önce masanın üzerinde bulunan enerji küresi artık yoktu.
Onun yerine havada süzülen iki ayrı enerji parçası vardı.
Biri Arthur'un önünde, diğeri Sam'in üzerinde duruyordu.
Arthur ayağa kalktı.
"Sam..."
Sam yavaşça gözlerini açtı.
"İyi misin?"
"Sanırım."
İkisi de havadaki parçalara baktı.
Enerjiler birbirlerinden tamamen farklı görünüyordu. Birbirlerinden kopmuş olsalar da hâlâ aynı kaynaktan geldikleri belliydi.
Arthur elini uzattı.
Enerji parçası birkaç saniye havada kaldıktan sonra avucunun içine doğru ilerledi.
Dokunduğu anda—
~~DEVAMI 2. BÖLÜMDE~~
ns216.73.217.153da2


