Telefonumu masaya bıraktım ve tam o an babam kalkacakken eli telefona çarptı ve telefonum tuzla buz oldu. O an aklıma ilk gelen şey "Ya Yiğit mesaj atarsa?" oldu.
Kendime geldiğimde; "Baba ne yaptın!?" dedim
Babam çok rahat bir şekilde "Zaten yenisinin alınma vakti gelmişti." dedi.
O an telefonumu yerden aldım ve açılıp açılmadığına baktım. Açılmıyordu.
Babam; "Saat daha erken, gel yenisini alıp gelelim." dedi.
"Cidden mi?" dedim.10Please respect copyright.PENANAbAOJzXUe2k
"Evet, hadi hazırlan" dedi babam. Saçlarımı dağınık topuz yaptım. Lacivert bir baggy ve beyaz bir tişört giydim. Çok hafif de bi makyaj yaparak dışarı çıktım. Babam arabada bekliyordu. Çarşıya gittik ve herhangi bir telefon mağazasına girdik Raflardaki telefonlara tek tek baktım. Siyah olanı elime aldım. İnce ve hafifti.
"Bunu istiyorum." dedim.
Ödemesini yaptık ve mağazadan çıktık. Babam çarşıda biraz daha bakındı. Kendisinin ve annemin ihtiyaçlarını aldıktan sonra arabayı eve doğru sürdü.
Eve gelir gelmez kutuyu açtım. Telefonu kurarken dakikalar bana saat gibi geliyordu. Telefonu WI-FI 'a bağladım. Eski telefonumdaki hafıza kartı ve SIM kartını telefona taktım. En son Instagram yükledim. Hesabıma giriş yaptım. Birkaç saniye boyunca ekrana boş boş baktım. Belki internet tam çekmemiştir diye sayfayı yeniledim. Bırak mesajı en ufak bir bildirim dahi yoktu. Telefonu yatağın kenarına bıraktım ve gözlerimi kapattım. Düşüncelere daldım. 10Please respect copyright.PENANAHdpypdRHgv
beni sadece voleybol oynadığı kız olarak mı hatırlıyordu?
Belki de kuzeniyle konuştuktan sonra benim hakkımda garip düşünmüştü.
Ya da... belki de beni hiç düşünmemişti.
Derin bir nefes aldım. Kendi kendime boşuna umutlanıyordum galiba. Kelimeler kafamda bir hortum gibi dönüp duruyordu.
Akşam olmuştu. Hava kararmaya başlamıştı. Pencerenin önüne oturup dışarıyı izledim. Bir elimde telefon vardı. Her birkaç dakikada bir ekranı açıp tekrar kapatıyordum. Bildirim gelmesini bekliyordum ama telefon inatla sessizdi.
Tam o sırada telefonum titredi.
Kalbim bir anlığına duracak gibi oldu. Hızla telefonu elime aldım.
Hira arıyordu.
"Kız, kurabildin mi telefonu?" diye sordu.
"Kurabildim ama..." dedim.
"Ama ne?"
"Hiçbir şey yok. Ne mesaj ne bildirim..."
Hira birkaç saniye sustu.
"Boş ver. Daha yeni telefon aldın diye herkes sana yazacak değil ya. Hem belki çekiniyordur."
"Bilmiyorum..."
"Takma kafana. Zaten pazartesi okulda görürsün." dedi Hira. Biraz konuştuk ve gülüştük. Can sıkıntım gitmişti. Hira ile konuşurken uyuya kalmışım. Sabah 11 gibi uyandım. Bugün Pazar'dı. Okula gitmeyi sevmiyordum fakat Hira ve Yiğit okula olan sevgimi bir nebze de olsa arttırmıştı. Instagram'a girdim ve bir not paylaştım.
"Offf, yarın okul var." diye.
Susamıştım. Tam su içerken bir bildirim geldi...
ns216.73.216.252da2


