33Please respect copyright.PENANAAHFTo6GoTwElara ve Natalie koridorda ilerlerken, okulun havası her zamankinden farklı hissediyordu. Elara, eski üzerine çöken o ağır baskıyı artık evdeydi; aksine, zemine her bastığında bedeninde o "Gölge"nin ona destek olduğunu, adımlarına güç kattığını duyumsuyordu.
33Please respect copyright.PENANAOjcUoq6j5T
Ancak bu huzur, okulun girişindeki büyük panonun önünde, kalabalıkla kısa sürede kesildi.
"Bakın kimler geldi," dedi Julian, sesi tüm koridorda yankılanarak. "Bizim küçük Elara, bir gecede devrimci mi kesilmiş? Sahne ışıkları seni fazla ısıtmış olmalı. Ama unutma, ışıklar söndüğünde yine o korkak kız olacaksın."
Natalie gerildi, Elara'nın eli daha sıkı tutuldu. Eskiden olsa Elara başını öne eğer, oradan hızla uzaklaşırdı. Ama "Bütünleşmiş Elara" sadece yürüyordu.
Elara, Julian'ın tam önünde durdu. İçindeki Gölge, ona Julian'ın da aslında ne kadar korku dolu olduğu fışkırıyordu. Julian'ın saldırganlığı, sadece kendi zayıflığını örtmek için kullanılan bir kalkandır.
Göz Teması: Elara, Julian'ın gözlerinin içine doğrudan, nefretle değil, bir tür anlayışla baktı.
Sessiz Güç: Hiçbir hakaret etmeden sadece bekledi. Bu sessizlik, Julian'ın öfkesini boşa çıkardı.
Yıkıcı Gerçek: "Julian," dedi Elara sakin bir sesle. "Başkalarını küçülterek çalışmak, İçindeki o derin boşlukları doldurmuyor, değil mi? Ben o aynalı odadan çıktım. İstersen sana da kapıyı açabilirim."
Julian'ın yüzü bir an için bembeyaz oldu. "Aynalı oda" tabiri, Konsey'in karanlık sırlarını bilenler için bir uyarıydı. Julian hiçbir şey yapmadan yarımp uzaklaşır. O an, sadece Elara'nın popülerliği değil, adaleti de başladı.
Günün sonunda Elara, yine deposunun kaybı o eski ağacın adına, Leo'nun yanına gitti. Leo onu bekliyor.
Leo: "Bugün verebiliyorsun. Julian'ın o hali paha verilemezdi."
Elara: "Mesele onu yenmek değildi Leo. Mesele, artık kimseden kaçmama gerekmiyordu."
Leo, Elara'nın elini tuttu. Bu kez her ikisi de korkmuyordu. Elara artık sadece "narin" ya da sadece "cesur" değildi. O, gölgesiyle dans etmeyi öğrenmiş, kendi bütünlüğünü bünyesinde bulunduran bir kadındı.
Gece çökerken, Elara'nın gölgesi ağacının gövdesine vurdu. Eskisinden daha büyüktü, daha belirgindi ama artık Elara'yı takip etmiyordu; onunla birlikte, el ele yürüyordu.Elara, Gölge'nin aslında kendisine dışarıdan sızan bir karanlık değil, kalbinin derinlerinde uyuyan o muazzam cesaretin yansıması olduğunu anladığında; yıllardır sakladığı gerçek gücü, bu hırçın ama sadık aynanın yardımıyla nihayet tüm dünyaya haykırmıştı
SON.... 33Please respect copyright.PENANAIv1TVwQRL2


