No Plagiarism!pqfbWQCzPY0sfcqSvvQOposted on PENANA 16Please respect copyright.PENANAcRfF5reIg7
Seul'de sisli bir sabah, gökyüzü yavaş yavaş griye dönerken, Eun-ji nefes nefese otobüs durağına vardı. Okulun ilk günüydü ve şanssızlık eseri, gökyüzü açılmış ve adeta gökten inmiş gibi yağmur yağıyordu. Çantasındaki şemsiyesinin var olmadığını fark ettiğinde artık çok geçti; yeni okul üniformasının ıslanmasını önlemek için aceleyle deri çantasını başının üzerine kaldırdı.1234 copyright protection12PENANAZKolnT1Bvo 尼
Yağmur damlaları çantasına çarpıp ayakkabılarını ıslattı. O anda dünyanın sesi bir anlığına değişti. Başının üstündeki sert "tak tak" sesi kesildi ve yerini yumuşak, ritmik bir tıkırtıya bıraktı.
Eun-ji, üzerine düşen gizemli gölgenin altında duraksadı. Hemen yanında, geniş, lacivert bir şemsiye açılmıştı. Yukarı baktığında kalbinin ritmi değişti. Şemsiyeyi tutan el, okul üniforması jilet gibi ütülenmiş uzun boylu bir çocuktu. Hafif dalgalı, siyah saçları ıslaktı.
Eun-ji şaşkınlıkla göz kırptı: Çocuk ona hafifçe bakıyordu. Bakışları o kadar derin ve sakindi ki Eun-ji kendi nefesini izlediğini fark etti. Tam o sırada, mavi 212 numaralı otobüs, su birikintilerinin arasından geçerek durağa yanaştı. Birlikte otobüse bindiler. Kartlarını okuturken çocuk otobüsün en arka koltuğuna doğru yöneldi; Eun-ji ise orta bölümdeki boş bir pencere kenarına oturdu. Çocuk kulaklıklarıyla pencereden dışarıyı izliyordu. Yan profilinden, otobüs Shin-Hwa Lisesi'nin önünde durduğunda ikisinin de aynı anda indiği anlaşılıyordu. Eun-ji okulun devasa kapılarından geçerken kendi kendine fısıldadı: "Demek o da burada okuyor."
Öğretmen kara tahtanın önüne doğru yürürken: "Çocuklar, bugün aramıza yeni biri katılıyor. Seul'den transfer oldu." Eun-ji'nin kalbi hızla çarparken hafifçe eğildi ve onları selamladı. Dalgalı saçlarını geriye doğru itti ve bir an için gözleri ortada oturan Eun-ji'nin gözleriyle buluştu.
"Merhaba, ben Kang-ho. Tanıştığımıza memnun oldum."
216.73.216.175
ns216.73.216.175da2